
Sabırlı olmayı, sûkuneti,sakinliği boyun eğmek olarak algılattılar bize.. Buna inandırdılar..Bu değildir aslı Sabrın.. İnançtır bana göre.. Biz Peygamberi (s.a.v.) nice zorluklara iman gücüyle sabretmiş bir ümmet değil miyiz? Oysa bugün baktığımızda nice arkadaşlıkların,aile bağlarının hatta evliliklerin bitmesine sebep olan bir olgu oldu Sabırsızlık.. Hepimizin Sabır Taşı çok erken çatlar hale geldi..Halbuki önemli olan canımızı sıkan her olayın Allah'tan geldiğine inanmak.. Geçici olduğuna inanmak.. Ve Tevekkül etmek..

Yaşadığımız Sabırsızlıklar yüzünden kaybetmedik mi çoğu şeyi..Sonuna kadar gelip son anda vazgeçmedik mi Sabırdan.. Ve elimiz boş dönmedik mi her seferinde..
********************
Sabrın timsalidir Eyüp Peygamber..
Sabır Peygamberi’nin hastalıkla mücadele ederken yaslandığı kaya. Namı-ı diğer Sabır Taşı..
Rabbi’ne tevekkülle bağlı Hz. Eyüp’ün çektiği acılardan kayanın parçalandığına inanılıyor. Kalplerin göklerine Sabır kandili yakan Peygamber’in metaneti karşısında ürpermemek elde değil..
Şimdilerde bırakın büyük bir derdi,elemi en ufak bir işte karşılaştığımız aksilikle bile dünyaları yıkıyoruz..Oysa ne çok çıkarılacak ders var geçmişimizde.. Ne çok sınanmış büyüklerimiz, ne çok kazanmışlar Sabırla.. Sakinleşmeyi, sinirlendiğimizde ya da herhangi bir zorlukla karşılaştığımızda sûkunetle sabretmeyi öğrenmemiz gerek.. Öğrenelim ki sonunda kazanan biz olalım.. Sabırla nice güzel şeyler elde ettiğimiz günlere.. Hoşçakalın..
********************
Dip Not: Aslına bakarsanız ben bu yazıyı kendime not niyetine yazıyorum sizle bir ilgisi yok.. İçimde gezen küçük şeytanlar bana sürekli sabırsızlığı fısıldıyorlar.. En ufak olayda hayata küsmek adet haline galdi bende ..Biliyorum saçma.. Biliyorum yapmamalıyım .. Hatta yapmamalıyız..
O yüzden bugün bu yazıyı paylaşmak istedim işte.. Tekrarlayacak olursa huyum bir yerlerde okuyup utanmam için ..