29 Nisan 2014 Salı

Caner,Mert,Gizem...


CANER...

16 Nisan 2014, Çarşamba 

Aydın'da boğazı ve sağ bileği kesilmiş halde ağır yaralı bulunan 4 yaşındaki Caner Cerit, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. HaberİçinTık


MERT...


9 Nisan 2014, Çarşamba

Kars’ta kaçırılmasının ardından pazartesi günü cesedi bulunan 9 yaşındaki Mert Aydın’ın ölümünün altından tam bir vahşet çıktı. 
Hazırlanan otopsi raporuna göre, önce cinsel istismara uğrayan küçük çocuk, başına taşla vurulduktan sonra elle boğularak öldürüldü. HaberİçinTık



GİZEM AKDENİZ


29 Nisan 2014  

ADANA’da geçen pazar günü ortadan kaybolan 6 yaşındaki Gizem Akdeniz’in sabaha karşı cesedi bulundu. Minik Gizem’in bıçakla işkence edildikten sonra, boğularak öldürüldüğü, cesedinin de yakıldığı belirlendi. HaberİçinTık 


**********

Ben küçükken yani 90'lı yıllarda biz sokakta oynardık arkadaşlarımla korkmadan .
 Annem korkardı ama kapının önünden ayrılma derdi bin kere de camdan bağırırdı neresin de nerdesin!
 Sinir olurdum.
 Anlamazdım annemi çünkü akşam haberlerini beraber izlerdik biz ailecek ve hiç bir çocuğu kaçırmazdı babası yaşında adamlar..
Kaçırsada dilendirirdi ki zaten bizimkilerinde en büyük korkusu oydu.. 
Hepimizi küçükken korkutmadılar mı "dilencilere verirler bak seni gitme uzaklara !" diye..
 Keza erkek arkadaşlarım daha rahattı çünkü erkek çocuklarından çok kız çocuklarını korumak gerekirdi.. 
Ya dedem otururdu balkondaki gözetleme kulesine(!) ya ananem.. Ta ki biz eve girene kadar.

***********
Şimdi

Yıl 2014..
Milenyumuz hani..
Teknoloji uzay çağında ..
Özgürlükler fora..
Herkes heryerde..

 Peki kimin eli kimin cebinde ?

Eksik bişeyler var ama nerde?

Ben söyleyeyim.. 
Sol tarafımızda.. 
Kalbimizde..
İnancımızda..
 Çünkü; Allah korkusu ,cehennem korkusu yok kalmamış bu insanlarda.. 
Kur'an okunmamış belki hiç evlerinde..
 Vicdan,merhametten eser yok kimsede..

**********

Ne alakası var demeyin gözünü seveyim.. 
Her şey kalpte başlar kalpte biter..
Şimdid bu vicdansızlara takılan kulp ya akıl hastası oldukları ya depresyonda oldukları..
 Eğer bi kalp karardıysa önünde duramazsınız.. 
Annesini keser, babasını doğrar, çocuğuna tecavüz eder..
İnançsızlık kalbi karartan en büyük gölgedir..
Bu yaşananların hiçbir dine sığar tarafı yok Müslümanlığa hiç yok.. 
Biliyorum söylenecek hiç bir söz bu evlerde yanan ateşi söndürmez..
Yine diyebileceğimiz tek cümle var..
 Allah bu yavruların ailelerine sabır versin..

**********
Gökyüzüne bakmayanların kalbi daha çabuk kirlenir demiş Cahit Zarifoğlu .

Karşınıza yavrunuzu alın .. 
Ellerinizi açın ve ona dua etmeyi öğretin..
Allahı öğretin.. İnancı öğretin.. 
Çünkü sizin yavrunuzun 20 yıl sonra kim olacağını sizin ona aşıladıklarınız gösterecek..
Vicdan,merhamet,şefkat eksik olmasın ailenizden.. 
Ve Allah yavrularımızı korusun tüm şeytan tohumlarından..




















25 Nisan 2014 Cuma

KIZÇELER BURAYA ....

 
 
 
 
Bu güzel ilk bahar gününde
 
hafta sonu tatiline yaklaşmışken
 
 candostlara küçük bi armağan.. 
 
Umarım beğenirsiniz :)
 
video

ANATOMİ

Anatomiye devam..



FORREST GUMP

Yazacak çokta bi'şeyim yok açıkçası..
 
Bir filmin ödüller alması en iyiler listesine girmesi bazen sizin için bişey ifade etmez..
 
İzledim...
 
İzlemeye çalıştım, yarıda bıraktım ..
 
Çünkü; çok sıkıldım..
 
Film özeti için TIKTIK..
 
Tercih sizin..
 
Ben hoşlanmadım..
 
 

24 Nisan 2014 Perşembe

GHAJİNİ

Duru bir aşk hikayesi..



Sonu beklenmeyen sonla biten..
 
*****
 
 
Yaptıklarımız hayatımızı nasıl etkiler, neler değişir hiç tahmin edemeyeceğimiz zamanlarda?
 
 
Bu film baştan sona aşk...
 
 
 


 
 
 
 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Ve yaşanamayanların acısı..
 
*****
 
2008 yapımı Bir Bollywood filmi daha..
 
...Aamir KHAN...
 
Hint sinemasının büyüsüne kapıldığım bugünlerde izlediğim ikinci Aamir KHAN filmi..
 
*****
 
Aşık bi adamı ölüm makinasına çevirecek ne yaşanmış olabilir ki?
 
Nefesinizi tutun ,
 
 
 
 
Sanjay ve Kalpana'nın hikayesini izleyin..
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

3 İDİOT'S

..Aal izz Well..



**********
 
Her şey yolunda '' ?
Hayatınızı gözden geçirin. İşiniz,yaşantınız,amaçlarınız ne kadar siz?
Numaracı mısınız mesela?
Ailenizin ya da çevrenizin dayattığı bi hayat mı sizin ki?
Yoksa koca bi korkak mısınız?
En iyisi olsun isterken Tanrı'yla pazarlığa giriştiğiniz dualarınız oldu mu?
İş dünyası,eğitim sistemi, hayatın her köşesinde size dayatılan düşünceler, istekler, beklentiler ne kadar çelme taktı benliğinize?
 
Aal izz well..
 
Her şey yolunda..
Yeter ki siz 'siz' olun ve 'siz'i yaşayın..
Karamsarlığa ve korkuya kapılmadan kendinize fısıldayın..
Her şey yolunda diye..
Çünkü kalp çok hassasır ve çabuk inanır..
 
**********
 
 
 
Asıl aptal ben olmalıyım!
Nasıl izlemedim ki bugüne kadar ?!
Aamir KHAN (Bay Chanchad) ile tanışmama vesile olan sevgili iş arkadaşım Müge ÇETİN SÖZBİR'e çok çok çok teşekkürler..
Bu filmi mutlaka izleyin..
 
Sorgulayın,şaşırın,üzülün,şarkı söyleyin,ağlayın,isyan edin
ve
Gülümseyin..
 
Çünkü hayatın her anından karelere sahip bir film bu..
Hepimizin hayatına kıyısında köşesinden dokunan,  bazılarımıza ise 12'den isabet ettiren bir film..
 
Ülkenin en iyi Mühendislik Fakültesinde yolları kesişen üç arkadaşın hikayesi..
 
Bir Bollywood filmi..
 
Her ne kadar 171 dk. olsa da kesinlikle ayırdığınız vakit boşa gitmeyecek.
Zaten film aralarına zekice serpiştirilen eğlenceli müzik araları filmden sıkılmanızı önlüyor.
 
 
 
<3<3<3
 
 
<3<3<3
 
Bu film içinize işleyecek.
 
Çünkü; hepimiz biraz asi, hepimiz biraz korkak ve hepimiz biraz numaracıyız aslında...
 
 
:)

 
 
 
 
 

23 Nisan 2014 Çarşamba

KALBİMDEN GEÇENLER

Bana ne oldu?
Kocaman bi boşluk içinde ordan oraya savruluyorum..
İçimde bi taş ruhumda bu taşın ağırlığı..
Sabah gülümsemelerim nerde peki?
Herşeyden üstün tuttuğum hayattaki huzurum kaybolmak üzere..
Özlediğim şeyler uzak..
Tutlamayacak kadar uzak..
Çocukluğum, sokağım, oyuncaklarım, anlaşamadığım çocukluk arkadaşlarım bile  bugünlerde özlem kelimesi dahilinde..
 
Annem..

Ne yaparsam yapayım hangi hatadan dönersem döneyim kolları açık beni bekleyen kadın..
Sevgisi koşulsuz olan tek kadın..
Şartlara, dayatmalara, kurallara bağlı olmayan kadın...
Gerçekten senden başka, senin gibi seven olmayacak mı beni ?
Ruhumun özlediği sen misin özünde?
Senin kollarında senin korumacılığnla geçen küçüklüğüm mü?
 
Senin yanında senın verdiğin o sonsuz güvenle geçen yaşlarım..
 

Neden o huzuru kimsede bulkamıyorum?
Neden sen gibi güvenemiyorum kimseye?
Senin o kıyamadığın küçük kızın şimdi anlamsızlıklar içinde..
Kim sebep oldu bu halime ya da kimler örseledi küçüğünün kalbini..
Kalp yerine sert bi taş mı bıraktılar bana?
Oysa ben senden öğrendim kalbin herşey olduğunu..
Sen öğrettin sevginin koşulsuz  olduğunu..
Senin aklıma ve kalbime kazıdıklarını silip kendi doğrularını yazmak istediler..
Oysa bilmediler sen nakkaş misali her gece anlattığın masallarda dahi sevginin koşulsuz olduğunu işlemiştin ruhuma..
Sen gibi sevmeliydi sevecek olan ya da gitmeliydi hiç durmadan..

**********
 
Şimdi hayata bakışım şerit değiştirdiği yolda hızla ilerliyo ve ben ne yaparsam yapayım durduramıyorum..
Umarsızlıklar içinde aklım..
Boşvermelerle donatıldı kelimelerim..
Her gece sustuklarım akarken damla damla gözlerimden;
ben artık kimseyi sevemiyorum anne'm..
 
 **********
Bu sabahta böyle uyandım..
Ruhumun kararmış tarafı bu..
Ama sizin gününüz geceniz leylak dalı güzelliğinde geçsin..
 
Hoşça'yaşayın..
 

20 Nisan 2014 Pazar

UYUMSUZ !


Ben bu filme ba-yıl-dım !




 
Eğer bilim-kurgu dan hoşlanan biriyseniz biraz da aksiyon severseniz mutlaka izlemelisiniz.
Four ve Tris'in yaşadığı aşktan bahsetmiyorum bile ;)
 
 
 
Yaptığımız seçimlerin bize neler yaşatabileceğini ve hayatın nasıl sürprizlerle dolu olduğunu bilemeyiz..
Film bize ne olursa olsun yaptığımız seçimlerin arkasında durmamız gerektiğini anlatıyor.
Kim olduğumuzu anlayabilmenın  ve bunu hayatımızın her alanına yansıtmamızın gerekliliğini etkileyici biçimde göstermiş.
 Ancak kimliğimizi tahlil etmenin kaç yolu olabilir?
Ve sizce yaptığımız seçimler anlık heveslere mi dayalıdır yoksa karakterimize mi bağlıdır?
 Bunların cevabını " Uyumsuz" da bulabilirsiniz..
Açıkçası ben tekrar izlesem mi diye düşünüyorum :)
 


Filmdeki her sahneden hoşlandım.
Abartılı bulduğum yok artık buda yapılmaz dediğim sahne olmadı.
Tabi bu işler biraz da damak tadı misali..
Ama inanın bunu anlamak için bile izlemeye değer..



 
 
**********
 
Film  Veronica ROTH'un aynı isimli kitabından uyarlama..
 
 
Eminim kitabını okumak bana çok daha büyük lezzet verecektir..
 En kısa zaman da okunmak üzere kitap listeme ekledim bile..
Umarım izlediğinizde benim aldığım tadı sizlerde alırsınız..
Hoşça'kalın....
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

17 Nisan 2014 Perşembe

KADIN


 
Kadın bu dünyadaki en kutsal varlıktır.
Neden mi?
 
Tanrı'nın gölgesini taşır çünkü.. O'nun aracısıdır.. O'nun nefesiyle şekillenen ruhlar, kadınların vücudunda can bulur..
 
Emanetçidir kadın.. En Kıymetliden alır emaneti canından can verir ve dünyaya getirir.
 
Ve en güzel olan verilmiştir ayakları altına en güzel olanın.. Cennet.. Kadının..

Yaradan tarafından bu kadar ayrı tutulurken insanOĞLU tarafından hor görülür kadın.. Ezilir, ötekileştirilir hatta köleleştirirlir..
 
Halbuki üretir kadın.. Üretkendir.. Aş üretir.. İş üretir.. Aşk üretir..
 
Ne verirseniz fazlasıyla size geri döner kadından.. Evi yuva yapar, sizi aile ve dahi saçını süpürge.. :)

 
<3<3<3
Kadın mucizedir..
 
Doğu-batı ne fark eder ..
 
 Din, dil, ırk ne fark eder..
 
Duyguları eşittir bütün kadınların.. Elinin değdiği her noktayı güzelleştirir..
 
Annedir, çocuktur..Bazen muhtaç bir tutam sevgiye, bazen anaç; bir kucak sevgiyle..
 
Ne demiş Cemal SÜREYYA ;
 
Bir kadını ortadan ikiye bol.
Yarısı annedir, yarısı çocuk.
Yarısı sevgili .. Yarası aşk.
Duyanlar bunu bilmez, görenler anlamaz bunu !
Yarısı rivayettir, yarası gece.


(Dip Not:  Bugün Ayşe ARMAN'ın 8-9 nisan tarihlerinde Hürriyet Gazetesi nde yayınlanan köşe yazılarını okudum. Bayıldım ! Diyarbakır Kocaköy Belediye Başkanı Berivan Elif KILIÇ ile eğer kadın isterse neler olabileceğini anlatan harika bir röportaj yapmış kendisi.. Dayaktan, hor görülmekten alnının akıyla çıkmış örnek kadınlardan Berivan Hanım..
Sizinde okumanızı tavsiye ederim.. Zira bu postta Ayşe ARMAN röportajının etkisi çok fazla..)


2 Kitap-2 Dünya


Nazan BEKİROĞLU enfes bir anlatım gücüne sahip. Kitaplarını okuduğunuzda etkisinden kolay kolay kurtulamadığınız bir yazar.. Bu postta sizlere okuduğunuzda ruhunuzun en derinlerinde iz bırakacağına emin olduğum ve en sevdiğim kitaplarından  iki tanesini yazacağım.
 

Nar Ağacı ve Lâ:Sonsuzluk Hecesi... 


İki kitapta buram buram aşk kokuyor.. İki kitapta sizi sürükleyip içine çekiyor..

*********

 
Nar Ağacı 

 

 

 
 
Aşkın kaderle nasıl
işbirliği yaptığını ispatlayan bir kitap.

<3<3<3

İki farklı hayat iki farklı dünya ve kesişen yollar.. 



 
Gözü kara tam bir delikanlı ama kalbi yaralı Setterhan ve ailesinin kıymetlisi  biriciği Zehra..
 
Filmi çekilesi kitaplardan diyebilirim..



 
Eğer büyükanne ve büyükbabalarınızın gençlik hikayelerini dinlemeyi seven biriyseniz ve eski aşklara ilginiz varsa severek okuyabilirsiniz inanın..
 
 <3<3<3
 
Kitapta öyle cümleler var ki size ah be dedirten..


("Birilerinin mucizesi olmak lâzım.")


Yeri gelip hüzünlendiren, yeri gelip güldüren..
 
 Bu yüzden benim nacizane tavsiyem kitaplığınızda bulunsun..
 
 Her gözünüz iliştiğinde Trabzonu ve Tebriz'i anımsayın kalbinizle..

 
 
Lâ: Sonsuzluk Hecesi
 















 
Adem ile Havva..



 
Aşkın, insanlığın, suçun ve cezanın, sevginin ve bağlılığın başlangıç noktaları..





 
Şeytanın iyiden kötüye dönüş hikayesi.. Kibrin bedeli..
 
Habil ve Kabil'in kardeşlik hikayeleri..
ve
Tanrı'ya olan AŞK..












 
Muhteşem bir dille yazılmış bir an olsun beni

sıkmayan elimden bırakamadığım kitaplardandır Lâ..
 

 Şiddetle tavsiye ediyorum..








 
Okudukça gözünüzde canlanan sahnelere inanamayacaksınız..




 
 Ve umarım benim bu iki kitaptan aldığım lezzeti sizlerde alırsınız..
 
 <3<3<3
 
 Hayatı Hoşça'Okuduğunuz Kitap Lezzetinde Yaşamanız Dileğiyle..
 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 


16 Nisan 2014 Çarşamba

Amatör Kareler


 
 
 
 
Nacizane, kendimce, boş vakitlerimi
 
değerlendirirken en en en severek
 
yaptığım uğraştan acemice karalanmış
 
bazen boyanmış bi kaç kare .. 











Yeniden..

Bloğumda yaptığım bi kaç değişiklikle yazma hevesim bi kat daha arttı diyebilirim :)
 
Bundan böyle okuduğum kitaplar, izlediğim filmler ve yaptığım çizimler ile ilgili paylaşımlarımı bulabileceğiniz üç yeni menü sağ tarafta sizleri beklemekte.. Henüz çok yeni oldukları için post bakımından fakirler.. Ama kısa zamanda zenginleşeceklerine dair garanti verebilirim sizlere :)
 
Ayrıca bu menüleri bloğuma eklememde bana yardımcı olan iş arkadaşım bilgisayar kurdu Nihan Abla'ma ve sevgili KokoşKelebek bloğunun sahibesi Yavrucuk Kuzucukun annesine teşekkürlerimi bir borç bilirim :)
 
 

14 Nisan 2014 Pazartesi

Güven'mek

Küçük bi fidan var elinizde.. Minicik.. En sevdiğiniz saksınıza diktiniz, gözünüz gibi baktınız, büyüttünüz, suladınız.. Beklentiniz sadece çiçek açmasıdır.. Gönlünüzü neşelendirmesidir değil mi?
 
*****
Bi insanı severkende bu şekilde büyütürüz içimizde .. Küçücük bi fidan gibi alırız kalbimize ekeriz.. Gözümüzden sakınırız,saklarız.. Severiz,kollarız.. Beklentimiz sadece huzurdur.. Mutluluktur..
 
Ama gün gelir tam çiçek açacak derken, tam bahar geldi artık geçti kış, büyüdü, kök saldı derken.. Ortadan ikiye kırılır o fidan.. İçiniz cız eder.. Çiçeğiniz açamadan biter..
 
*****
İlişkilerdeki o fidan güvendir.. Güvenemezseniz, sevemezsiniz.. O yüzden aşktan önce güvenirsiniz karşınızdaki insana.. Güvenmek istersiniz daha doğrusu..
 
Beyleri bilmem ama kadınlar bu konuya takıntılıdır..
Herşeyden önde gelir bu duyguyu hissetmek bizim için.. Erkek değil, Adam olsun isteriz yanımızda.. Sevgili olsun aşık olsunn ama baba gibide güven versin isteriz..
Bize sevgisini sunan insana o yüzden aşktan önce güvenmeyi seçeriz... Kimimiz ufak tefek oyunlarla sınar bunu, kimimiz kelimelerle.. Kimimizse gözlerle.. Bakışlarla.. 
 
*****
Üç seçenek vardır kadının önünde..
Güvenirse adama sever, peşinden gider Fizana..
Güvenmezse değil sevmek sokmaz bile hayatına.. Geçer gider üstünden arkasına bile bakmadan..
 
*****
Ama eğer güvenir sever ve bir gün o güveni kırılırsa.. Durur kadın.. Ve dinler..
Önce kalbini sonra adamı..
Konuşmaz ..
Susar..
Dinler..
Ve koca bi sille gibi iner kadının geçip gidişi adamın yüzüne..  Kalbinde büyüttüğü çiçeği kıran adama acımaz.. Mutsuz olur üzülür ama.. Gider..
 
Zira beyler; Güven kelimesinin bir diğer anlamıda Sevinç ve mutluluktur...
 
Tam anlamıyla yaşatamazsanız bu kelimeyi ilişkinizde selam verin arabesk dinlemeye ..
 
Ha ikinci bi şans mı?
Kırılan bardaktan su içmeye kalkarsan ya ağzın kanar ya da o kırıklar kalbine batar.. Sudan vazgeçmezsin elbet ama içtiğin bardağı daha sağlamıyla değştirmek farz olur..
 
*****
 
İlişkilerinizde sırça kadeh gibi baş köşede tuttuğunuz güven duygunuzun, bu güzel mevsimde kır çiçekleri misali  gün geçtikçe çoğalması ve miss gibi kokması dileğiyle .. :)
 
 
 


Bugünlükte bu kadar..
 
Hoşça'güvenin dostlar :)
 
 
 
 
 
 

10 Nisan 2014 Perşembe

Kahve molası-Aşk acısı??

       İşin gücün hafiflediği anlardan biri şuan.. Kendime ödül vermek adına yaptığım az şekerli türk kahvesinin ve bitter çikolatanın tadına varırken takıldı aklıma..

AŞEKÂ..
 
 
 
       Hiç duydunuz mu bilmiyorum.. Belkide çok duydunuz bi farklılığı kalmadı artık.. Aşekâ kelimesi arapçadan geliyormuş..
 
      Bi sarmaşık cinsinin adıymış.. Ancak bu sevgili sarmaşık sardığı ağacın suyundan ve gövdesinden beslenerek onu kuruturmuş..  Zamanla ölmesine sebep olurmuş..
 
     Aşk kelimesinin aslı ise Aşekâ isminden gelirmiş.. Araplar bu işi çözmüş anlayacağınız..
 
 
 
        Yani bizim şu ölüp bittiğimiz AŞK acıları, aslında gayet olağan bir doğa olayının insan vücuduna yansımasıdır diyebilir miyiz acaba ?
 
          Hani diyorum olaya mantık açısından bakarsak eğer belki duygusal yönümüzü frenleyip kalp ağrılarımızı azaltabiliriz?? Ne dersiniz??
 
           Neticede vücudumuzun verdiği tepkiler değil mi aşk acısı dediğimiz olay..Midemize yumruklar inmesi hissi gayet fiziksel bence.. Duygusal yönden yaklaşmak yerine karşınızdakini Aşekâ yerine koyarak düşünün.. Ve kesin sarmaşığı köklerinden..
 
*****
           Aşk eğer size çiçekler açtıracağı yerde içinizi kurutuyorsa koyverin gitsin.. Ha bu aşk acısından faydalanmayacağınız anlamına gelmez.. O kadar gururlu olmaya gerek yok ..
 
Şahsen benim bi kaç güzel yazı yazmama sebep olan gayet cici ama iç kurutan bi aşk acım oldu :) Zatı şahane beyfendi hayatımda aşekâ etkisi yaratarak içimdeki farklı benlerin ortaya dökülmesinin başlıca kaynağıdır..
 
*****
Sizi kurutan değil hayat veren aşklar yaşamanız dileğiyle..
 
Hoşça kalın...
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

8 Nisan 2014 Salı

Bu Bi Temenni Postudur

Sabah gözümüzü araladığımızda gördüğümüz ilk gün ışığı yaksın gözbebeklerimizi..
 
Sıcak ekmek kokusu, taze demlenmiş çay sıcaklığı, muttfaktan yayılan hafif müzik ..
 
Kuş cıvıltıları, deniz kokusu, aşk huzuru..
 
Bütün yıkıntılar geride kalmış olsun.. Yaralar kapanmış, acılar rafa kalkmış, üstleri tozlanmış..
 
*****
 
Cemreler düşsün önce ruhumuza sonra kalbimize.. Ve en son gözlerimize..
 
Isınsın bakışlarımız ruhumuzla beraber.. Kıvrılsın dudaklarımızın kenarları ve gülümseme eylemi yerleşsin sol tarafımızın tam da ortasına..
 
*****
 
 
Mesela bi tatil ortası olsun.. Sıcak bi güne uyandığımızda yanımızda en sevdiklerimiz... En sevdiğimiz yerlerden birinde en sevdiğimiz renklerle uyanalım..
 
Begonvil cümbüşünde belki..
 

 
 
Belki bi bebek gülümsemesinde ..
 


 
 
*****
 
 
Asıl olan şu ki nerde olursak olalım geriye baktığımızda pişmanlık duymayalım.. Nefret,kin,öc yerine hayata bırakın alacaklarınızı..
 
Kalbinizi köreltmeyin..
 
İçimizde duyduğumuz sevgiyi büyüttüğümüz müddetçe varız çünkü..
 
Yaraların kapanması zaman alır belki ama yanımızdaki insanlar bizi zamandan çok daha önce sarar..  Onlara sarılın .. Ailenize dostlarınıza arkadaşlarınıza.. Bırakın hayat size sunmak istediklerini sunsun..Aşksa aşk, acıysa acı..
 
Siz gardınızı alın, kalbinizi koruyun ve begonvil bahçelerinde hanımeli kokusu ile ağustos böcekleri eşliğinde geçireceğiniz haziran akşamlarına hazırlanın..
 
Çünkü bu dünyada yalnız değilsiniz.
 
Unutmayın..
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

1 Nisan 2014 Salı

Levlâ Vazgeçti

Tuz buz olmuş cam kırıkları gibi ruhum.. Dokunduğun her anı'm batar kalbime.. 'Can kırıkları' der ya bi şarkıda.. Benim de artık ' Can kırıkları'm var.. Yara bere, kan revan, tuz buz.. Can acısını anlatan bütün ikilemeler benim sıfatım uzun zamandır..

*****

En büyük sığınağımızken Güven'imiz  nasıl yürüsün bu ilişki şimdi Güven'siz.. Her şey boş herşey laf her şey yalan.. Beni aksine inandırmaya ne senin gücün yetecek ne benim sabrım.. Evet sabırsızım artık.. Hiç birşeyin üstüne gitmiyorum mesela.. Çizdiğim resimlerde yazdığım yazılarda hata mı oldu.. Silip başa dönmüyorum.. Yırtıyorum sayfaları.. Tahammülüm yok çünkü yanlışlara,hatalara ..

*****

Ben ben değilim artık.. Nasır tutan bişeyler var kalbimde.. Uzaktan bakıyorum bütün aşk hikayelerine.. Biliyorum  çünkü.. Biz gerçek olamadıysak yalan bütün hikayeler.. Sahte bütün sözler.. Ve eksik bütün şehirler..

*****

Yenildiğim tek savaş, gardımı alamadığım tek aşk ve düştüğüm tek Yar sensin..  Ve bu aralar kendime söyleyerek sana seslendiğim tek şarkı var..

 " Levlâ gözünde yaşlarla vazgeçti..."